bilhan

Hakkımda

bilhan
Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım

Beşiktaş ne yaptı .... - 07:33, 16/12/2005

Üzgün ama gururlu
Guimaraes’i yerlebir eden, ancak buna karşın UEFA’ya elveda diyen Beşiktaş'ta oynanan futbol teselli oldu.

Başkan’dan çok özel
“Bu gruptan çıkmalıydık, buna inanmıştık. Ancak İstanbul’da farklı kazanmamızı sağlayacak kadar bulduğumuz pozisyonları değerlendiremedik, iki şok beraberlik aldık. Artık yapacak bir şey yok, önümüze bakacağız. Yeni sezonda Avrupa Kupaları’nda yine varolmak istiyorsak, Süper Lig ve Türkiye Kupası’na 4 elle sarılmalıyız. Hocamız Jean Tigana ve futbolcularımız bu durumun bilincinde...” Başkan Yıldırım Demirören, Porto’dan İstanbul’a kadar süren yolculukta FANATİK’e işte bu çok özel açıklamaları yaptı.

İdman basına kapalı
Demirrören’in sözleri, takım üzerinde de gereken etkiyi yaratmıştı. Fransız hoca, 4.5 saatlik yolculuğu hiç dikkate almadı ve talebelerini, Atatürk Havalimanı’ndan Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’ne götürdü. Trabzonspor maçının hazırlıklarına ara vermeden başlayan Siyah-Beyazlılar’da, karşılaşma gününe kadar idmanlar basına kapandı. Avrupa macerasının beklenenden kısa sürdüğünü itiraf eden Sergen, gelecek hakkında iddialı konuştu: “Ligde fark büyük, ancak futbolda olmaz diye bir şey yok.”

Beşiktaşlılar adına mucize gerçekleşmedi
Guimaraes’i 3-1 yenen, ancak UEFA’ya veda eden Beşiktaş’a Portekiz basını geniş yer ayırdı. İşte inciler:
ABOLA: Ülkelerine UEFA’da puan kazandırmak isteyen iki takımın mücadelesinden mutlu ayrılan Beşiktaş oldu. Ancak mucize gerçekleşmedi. Sevilla ve Bolton istediklerini aldı...
RECORD: Beşiktaş, kazanmak için daha istekliydi. Ancak UEFA Kupası’na kendi sahasında oynadığı maçlarla veda etti. İspanyol basını ise Kartal’ın maçını hiç görmedi:
MARCA: Sevilla yedeklerle çıktı ve Bolton önünde hiç zorlanmadan liderliğe kuruldu. İki takımın da kazanmaya niyeti yoktu.
DİARİO AS: Bolton’un korktuğu başına gelmedi. Sevilla’nın kazanmak için oynamadığı, sahaya sürdüğü 11’den belliydi.

Yorumlarınızı bekliyorumm...

 

 


1 Yorum | Yorum yaz

Fenerbahçe düşer !!!! - 07:31, 16/12/2005

Böyle gitmez
F.Bahçe’nin yarışı sonuna kadar götüremeyeceğini idda eden Gerets, hedefe ulaşmaları için daha az hata yapmaları gerektiğini söyledi

Eric Gerets... Futbolculuk kariyeri kadar teknik adamlık kariyeri de başarılarla dolu bir isim. Oyuncu olarak PSV ile Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazanan, teknik adam olarak da Belçika ve Hollanda’da şampiyonluklar yaşayan Gerets, FANATİK’İN konuğu oldu ve çok özel açıklamalar yaptı. İşte kulübün içinde bulunduğu ekonomik krizden, şampiyonluk yarışına, genç oyuncuların durumundan, seyirci ve hakemlere kadar daha birçok konuda Belçikalı teknik adamın görüşleri...

‘Para olmadığını biliyordum’
“Sözleşmeyi yaparken, yöneticiler ödemelerde zaman zaman gecikme olabileceğini ilettiler. Ben bunu hiç sorun yapmadım, yapmam da. Herkes görüyor ki, futbolcular da bundan fazla etkilenmiyor. İstanbul’a üç büyüklerin başına geçmek için gelmişseniz sizden tek bir beklenti var. O da şampiyonluk. Ben bunu bilerek geldim. Büyük bir camiaya geldiğimin farkındayım. Umarım uzun süre kalırım. Maddi sıkıntı olduğu için transferler konusunda yönetimin tavrı ve bütçesi çok önemli. Sezon başındaki sıkıntıları yaşamamak için yönetimi bekliyoruz. Ribery ve Conceiçao’nun gitmesine karşın yönetim elinden gelenin en iyisini yaptı. Iliç ile Heinz’ın alınmasını ben istedim. Ancak ilk sıradaki isimler değillerdi. Iliç’ten memnunum. Kesinlikle kalacak. Heinz kesin konuşmak doğru olmaz. Kalacak derim, iki hafta sonra gidebilir. Kadrodan ayrılanlar olursa yeni oyuncular alacağız. Yerli yıldız almak biraz zor. Altyapıdan da yetenekli oyuncular geliyor. Uğur bunun en iyi örneği. Mehmet ve Ferhat da yetenekli. Arda süper bir yıldız. A takımda yer bulmaları için çalışıyoruz. Bu işler aceleye gelmez. Sırası gelen oynar”

‘Wolfsburg’dan çok farklı’
“Başkanımızın hakemlerle ilgili yaptığı basen toplantısından haberim vardı. Ama bu işler benim görev alanımda değil. Başkana saygı duyuyorum. Hakem hataları varsa medya bunu yansıtıp insanları bilgilendirmeli. Kamuoyu bunu okur ve öğrenirse hakemler daha dikkatli olur. Bu konuda fazla konuşmak istemiyorum. Biz çalışıp kendi işimize bakmalıyız. Zirveden kopmamalıyız. Bazen çok iyi bilenler karıştırıyorlar! Galatasaray’daki durum Wolfsburg’dan farklı. Orada mütevazı bir takım vardı. Galatasaray’da da 6-7 maçta mükemmele yakın futbol oynadık. Sonra birkaç maç düşüş yaşadık, ama toparlandık ve yarışı sürdürdük. Şampiyonluk iddiamız da devam ediyor. Zaman zaman oyuncularımızdan çalışma tempomuzla ilgili şikayet duyuyorum. Ama biz profesyonel bir takımız. Açıkca söylemek istiyorum birkaç oyuncu da bundan memnun olduğunu söyledi. Önemli olan kötü oynadığımızda da savaşıp maçı koparmak. Bunun örneklerini yaşadık. Öğrencilerimle gurur duyuyorum. Yine de Beşiktaş maçı benim için çok özeldi. Çünkü teknik ve taktik olarak gerçekten çok iyi bir mücadele ortaya konuldu.”

‘Aramızda fark yok’
Fenerbahçe’nin avantajlı olup olmadığıyla ilgili bir soruda ise yardımcı antrenör Stumpf devreye girdi. Alman hoca, “Buna katılmıyorum. Bizim yabancılarımız da kaliteli. Fenerbahçe maçında aramızda dağlar kadar fark olmadığı görüldü” ifadesini kullanırken, Gerets şöyle devam etti: “Önemli olan burada kendi maçlarımızı kazanmamız. Fenerbahçe mutlaka bir düşüş yaşayacaktır. Zaten daha önce de 2-3 defa mağlup oluyorlardı ancak son anlarda maçı çevirmeyi bildiler. Ama tekrar söylüyorum bizim onları takip ederken en az puan kaybıyla ligi sürdürmemiz gerek. Daha fazla ciddi kayıplar yaşarsak, şampiyonluk hayal olabilir... Galatasaray’da göreve başladığım günden beri iyi işler yaptığımıza inanıyorum. Yani bayağı bir kat çıktık ama bina henüz tamamlanmadı. Hedefimiz altyapıdaki gençlerle, tecrübeli, yıldız isimleri kaynaştırıp Avrupa’nın dev takımlarıyla yarışabilecek bir ekip ortaya çıkarmak. Ama binanın tamamlanması tabii ki yönetimin desteği ve tavrına da bağlı. Sabri’yi sahada gördüğümde mücadeleci ruhuna hayran kalıyorum. Belki ufak tefek hataları oluyor. Ama Sabri hırsıyla bana göre bunu kapatıyor. Çünkü bir rakip Sabri’yi geçmek için onu 4 kez çalımlamak zorunda kalıyor. Sabri hiç pes etmiyor, defansa her zaman çok yardımcı oluyor. O yüzden onun oyunundan memnunum ayrıca Hasan’ın sakatlığı nedeniyle forma şansı bulduğunu da unutmamalıyız? Hasan ile sürekli konuşuyorum. Belki 135 kez konuşmuşumdur. Sezon başında ona bu sezon çok dikkat etmesi gerektiğini, yeniden vitrine çıkması için çok çalışması gerektiğini söyledim ama Hasan sürekli aynı hataları yapıyor. Zaman zaman bunu antrenmanlarda da görüyoruz. Hasan ile yeniden konuşuyorum, 1 hafta sonra yine aynı şeyi yapıyor ama futbolcu olarak onun yeteneklerine hayranım... Saidou kaliteli bir oyuncu. Önemli olan teknik direktör olarak bir oyuncuya inanmanız ve ona değer vermeniz. Ben Saidou’nun kalitesinin farkına vardım. Profesyonel olarak ona değer vermem gerekirdi. Öyel yaptım ve verim aldım. Kendisi iyi bir profesyonel. Galatasaray uzun yıllar ondan faydalanmalı.

‘Görevden almazlarsa gitmeyiz’
“Uğur gerçekten de biraz olsun bana benziyor. Ama tabii ki daha çok olgunlaşması lazım. Öğrenecek şok şeyi var. Belki ilerde benim gibi olabilir. Cihan’ın savaşçı ruhu benim futbolculuk dönemime benziyor. Taraftarların tepkisi normal. Ancak seyircinin yönetime tepkisini futbolcular istemiyor. Bu da oyuncuların yönetime destek olduğunun göstergesi. Zaten protesto da bizi fazla etkilemiyor. Ali Sami Yen’in atmosferi çok farklı. Burada olmaktan büyük zevk alıyorum. PSV’de oynarken de beni çok etkilemişti Ali Sami Yen Stadı. Her kulüpte dönem dönem seçim olabilir. İki yıllık sözleşmemiz var. Görevden almadıkları taktirde devam edeceğiz. Federasyon seçimleriyle ilgili fazla birşey söyleyemem. Ancak kim gelirse gelsin hakem müessesesinin yeniden yapılanması iyi olur. Bahis oynayan oyunculara karışmam. Oyuncuların bahis oynaması bana göre normal. Kendi oyuncum bahis oynarsa, kendi maçına oynadığında kazanması için oynaması normal. Tersini oynarsa işler o zaman değişir.”

‘İnsanların dostluklarından etkilendim’
İstanbul’da olmaktan mutluyum. Sportif Direktörümüzle 4 saat konuştuktan sonra uzunboylu dostumu aradım (Stumpf) ve kendisine ‘Bavulunu hazırla, İstanbul’a gidiyoruz. Galatasaray’la anlaştık’ dedim. Beni geldiğimden beri hala etkileyen Türk insanının sıcakkanlılığı. Düşünün bir galibiyetten sonra mesela Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki personel o kadar çok seviniyor, bize o kadar sıcak davranıyor ki. Bunu dışarda da görüyorum, insanlar hep yardımcı olmak için yarışıyor. Bir kahve getirirken bile o hizmetin değerini ben karşımdaki insanda görüyorum. Bu beni çok etkiledi. Çok fazla boş zamanım olmuyor. Bu akşam sizinle buradayız, yarın Kayseri’ye uçuyoruz. Ama beachvolley ve balık avlamayı çok seviyorum. Yakında bunları İstanbul’da yapacağım. Futbolcuyken çok kitap okurdum ancak şimdi kitabı açtığımda, gördüklerim sağdan sol açığın bindirmeleri, soldan da sağaçığın” Öte yandan Gerets’in yardımcısı Erdal Keser de lig hakkında yaptığı yorumda, “Bu sezon en çok üzüldüğüm maç Fenerbahçe maçı oldu. Tek bir hatayla kendi sahamızda karşılaşmayı kaybetmemiz beni derinden etkiledi. Aslında kötü de oynamamıştık. Bu maçtan mağlup ayrılmamız bizi yaraladı. Çünkü berabere kalmış olsaydık, şu an şampiyonluk yarışında daha da avantajlı olacaktık. Ödemeler konusunda fazla söylenecek bir şey yok ama Galatasaray’ın durumu ortada. Buraya gelen de burada görev yapanlar da bu konuda bazı gecikmelerin olabileceğini biliyor ama kimse bunu sorun haline getirmiyor. Güzel olan da zaten bu” dedi.

yok Yorum | Yorum yaz

Felce karşı ....... - 07:28, 16/12/2005

Felçe karşı, şah damara check-up

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahi Anabilim Dalı'nda görevli Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özkökeli, 50 yaşın üzerindeki kişilerin felç riskine karşı şah damarı kontrolü yaptırmaları gerektiğini söyledi

Batı ülkelerinde ölüm nedenlerinde 3'ncü sırayı alan inmenin (felç), kalp damar sistemi hastalıklarından sonra dünyada 2'nci sırayı aldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Özkökeli, "Yapılan araştırmalarda, 55-64 yaş grubu insanlarda senelik inme görülme ihtimali 100 binde 276 olarak belirlenmiş durumda. Bu sayı 65-74 yaş arasında 100 binde 632'ye çıkıyor ki, bu da oldukça büyük bir rakam" dedi.

Yrd. Doç. Dr. Özkökeli, inmenin, beyin dokusunda başlayan ve şah damarında meydana gelen tıkanma sonucunda oluştuğunu belirterek "İnmenin en büyük nedeni, beyindeki damarların tıkanıklığına bağlı olarak beynin belirli yerlerine kan gidememe olayıdır. Bunun en önemli nedeni de kireçlenme, yani damar sertliğidir" diye konuştu.

Kolesterol, sigara içimi, yüksek tansiyon ve diyabetin kalp damar hastalıklarının yanısıra şah damar hastalıklarına da neden olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Özkökeli, "Kandaki yağ molekülleri damar cidarında toplanarak, atanom plakları oluşturur. Oluşan bu plaklar sayesinde de, damar çapı giderek daralır. Atanom plaklarının ülsere dönüşmesiyle, buradan beyne gidecek küçük pıhtılar felce neden olabilir" dedi.

Yrd. Doç. Dr. Özkökeli, inmenin hiçbir belirti göstermeden aniden ortaya çıkabileceğini de belirterek, şunları söyledi:

"Damarında yüzde 70-80 tıkanma olan hastalar, hiçbir rahatsızlık duymadan gezebilirler. Hastalar, geçici görme kaybı, göz kararması, gözde şimşek çakması, baş dönmesi, denge kayıpları, dilde uyuşma ve geçici kuvvet kayıplarını önemsemeden yaşamlarına devam edebilirler. Özellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerde bu gibi belirtilerin olması, bu kişilerin rutin takiplerinin yapılması için yeterli belirtilerdir.

50 yaş üzerindekilerin, check-up ve renkli dopler tetkiki yaptırarak, atanom plaklarının damarlarda yapmış olduğu tıkanıklığı tespit ettirmeleri gerekir. Tıkanıklığın ileri derecede olması halinde, tek çözüm ameliyattır. Ameliyat olunmaması halinde ise hasta mutlaka felç olur."

Koroner kalp hastalarının yüzde 8 ile 12'sinin şah damarlarında tıkanıklığa rastlanıldığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Özkökeli, "Koroner kalp hastaları, kalp tetkiklerinin yanısıra, beyni besleyen şah damarlarının da tetkiklerini yaptırmaları gerekir.

İnsanlarımız, topluma en yararlı olabilecekleri çağlarda şah damar hastalığıyla uğraşmak durumunda kalıyorlar. Hareketsiz bir yaşam, sigara içimi, damar sertliği, hayvansal gıdalar, yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol gibi nedenler, felç durumunun da tetikleyicisi olabiliyorlar" dedi


yok Yorum | Yorum yaz

Sahte milli piyango biletleri. - 07:26, 16/12/2005

Milli Piyango'dan çalıntı bilet uyarısı!

Milli Piyango İdaresi'nce, vatandaşların, çalıntı biletleri almamaları için biletlerin sadece harf gruplarına bakmalarının yeterli olmadığını, bu harf gruplarının hemen yanında yer alan ikramiye numaralarını da kontrol etmeleri gerektiği bildirildi.

İdare'den yapılan açıklamada, Yılbaşı Özel Çekilişi'ne ait biletlerin çok cüzi bir kısmının posta sevkiyatı sırasında çalındığı, çalınan biletlere ait ikramiye numaraları ile seri/kontrol numaralarının 9 Aralık çekilişinde ikramiye listelerinin arkasında, internet sayfasında ve basında yayımlandığı hatırlatıldı.

Ancak, bazı basın yayın organlarında, piyango biletlerinin baskı ve oyun planı tekniğinin tam olarak bilinmemesinden kaynaklandığının tahmin edildiği nedenlerle, yanlış anlamalara yol açacak şekilde sadece "biletlerin serilerini gösteren harfleri belirterek bu biletlerin çalıntı olduğu" haberlerine yer verildiğinin görüldüğü ifade edilerek, şöyle denildi:

"Oysa, P serisi denince basılan tüm tam biletlerin, K serisi denince basılan tüm yarım biletlerin, N serisi denince basılan tüm çeyrek biletlerin anlaşılması gerekmektedir. Şu anda piyasada satışa arz edilen tüm biletlerimizde bu harf grupları bulunmaktadır.

Vatandaşlarımızın, çalıntı biletleri almamaları için bu biletlerin sadece harf gruplarına bakmaları yeterli olmayıp, bu harf gruplarının hemen yanında yer alan ikramiye numaralarını da kontrol etmeleri gerekmektedir. Bu numaraların dışındaki tüm biletleri gönül rahatlığıyla satın alabilirler."

Açıklamada, İdare'nin, jandarma ve emniyet görevlilerince satış noktalarında sürekli olarak kontroller yaptığına işaret edilirken, vatandaşların bayi ruhsatı olan seyyar ve sabit bayilerden güven içinde biletlerini alabilecekleri bildirildi.


1 Yorum | Yorum yaz

- 07:22, 16/12/2005


yok Yorum | Yorum yaz
« Son Sayfa Sonraki Sayfa »